Çatışmanın Yordayıcısı Olarak Sosyal Destek ve Yaşam Doyumu

Bu çalışmada, sosyal destek değişkeninin doğrudan ve yaşam doyumu değişkenin aracılığıyla çatışma durumunu açıklama düzeyi araştırılmıştır. Çalışma grubunu Konya Selçuk üniversitesinde 2010 bahar döneminde eğitime devam eden 229 kız 175 erkek, 404 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır.

Veriler sosyal destek ölçeği, yaşam doyumu ölçeği ve çatışma çözme eğilimi ölçekleriyle toplanmış ve (AMOS 16) yapısal eşitlik modeli ile test edilmiştir. Analizler sosyal desteğin yaşam doyumu aracılığıyla çatışmayı %34 oranında yordadığı göstermiştir. Çalışma bulguları eşliğinde sonuçlar tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur.

 

Socıal Support And Lıfe Satısfactıon As The Predıctor Of Conflıct

Abstract

The study aims to find out whether social support directly or indirectly via life satisfaction predicts conflict or not. The study group consists of 229 (%57) female, 175 (%43) male, 404 students who studied at Konya Selçuk University during 2010 spring term. Social support scale, life satisfaction scale and conflict resolution scale were used to collect the data. The findings were tested by structural equitation model (AMOS 16). Analyses show that social support predict % 34 of the conflict via life satisfaction. The study was discussed in the light of the findings and some suggestions were made.

Keywords: Conflict, Social Support, Life Satisfaction

Giriş

Çatışmanın İngilizce karşılığı olan ‘conflict’ kelimesi; Latince birbirine vurmak, karsı gelmek anlamında olan ‘conflictus’ kökünden gelmektedir (Pekkaya, 1994: 3). TDK (1988:283) tarafından “birbirini tutmamak, birbirini çelmek, karşılıklı vuruş­mak, kavga etmek” olarak tanımlanmıştır.

Çatışma kişiler arasındaki ilgi farklarından kaynaklanan, huzursuzluk, sıkıntı, stres, düşmanlık ve kavga gibi olumsuz davranışlara neden olan sosyal bir olgudur (Akkirman, 1998:1). Başka bir deyişle, çatışma insanların farklı görüş, ilgi, değerler ve ihtiyaçlar konusunda yaşadığı duygusal, fiziksel, cinsel veya psikolojik olarak bir anlaşmazlık ya da gerginlik yaşanması durumudur (Tjosvold, 1991; Rahim, 1992; Cahn, 1992; Ömür, 1998; Deutsch ve Brickman, 2009). Çatışmanın bir başka kul­lanılan tanımında, şiddet, yıkım, düşmanlık, kavga ve savaş içeren anlamlar yükle­nilmektedir (Mayer, 1990; Akt. Karip, 2003:2). Robbins (1994) çatışmayı kişinin ya da grubun bir seçeneği tercih etmede zorlanması ve bu zorlanma sonucu karar ver­me mekanizmalarında bozulma olarak tanımlamıştır (Akt. Öner, 2006:18). Robbins (1989:216) , Löfgren, Malm (2005:5) ve Den (1995:11) çatışmayı insanlar birbirleri ile iletişim içinde olduğu sürece doğal ve kaçınılmaz ve olumlu ve yapıcı olduğu ka­dar etkili bir performansın için de gerekli olduğunu ifade etmişlerdir.

Çatışma, kendi başına olumlu ya da olumsuz değildir. Çatışmayı olumlu ya da olumsuz sonuçlandıran çatışmaya gösterilen tepkiler veya çatışmayı yönetmede kul­lanılan yöntemlerdir (Boutler, Bergen, Miller ve Wells, 1995:116). Çatışmalara etkili bir başa çıkma becerisine sahip olmama ve yapıcı çatışma çözme stratejilerinin bi­linmemesi ve kullanılmaması neden olmaktadır (Lulofs ve Cahn, 2000; Hendricks, 1991). Eğer çatışma, uygun yöntem ve stratejilerle ile yönetilirse olumlu sonuçlar elde edilme olasılığı yüksektir (Griffith, 1975: Eğeci, 2005). Schrumpf, Crawford ve Bodine (2007) çatışma çözümünün olumlu bir şekilde ele alınıp çözümlenmesinde kişilerin çatışma sırasında dinleme becerilerinin, diğer kişiyi anlamanın, karşı tarafın gereksinimlerine odaklanmanın, öfke kontrolünün ve sosyal uyumun önemine oldu­ğunu vurgulamaktadır.

Çatışmanın olumlu bir şekilde ele almayı etkileyen iki önemli diğer değişken ise sosyal destek ve yaşam doyumudur (Moon, 2008; O’ Driscoll, Brough & Kalliath, 2004; Chiu, 1998). Sosyal destek bireyin güvende hissetmesi ve ruhsal olarak rahat­laması ve güvenli sorunsuz sosyal ilişkilerin kurulması için temel unsurlardan biridir (Tilly, 1990). Yapılan çalışmalar sosyal destek ile çatışma arasında ilişkinin anlamlı olduğunu göstermektedir (Moon, 2008; O’ Driscoll, Brough & Kalliath, 2004; Shee­ber ve ark., 1997; Adams ve ark., 1996). Bu çalışmalarda, sosyal desteğin, iş ortamın­da ve ailedeki çatışmalarda önemli rol oynadığını, yaşanan çatışmaları azalttığını ve özellikle aile desteğinin bireyin dışarıda yaşadığı çatışma durumlarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Bunun yanında diğer çalışmalar ise sosyal desteğin ruhsal iyi olma durumunu olumlu yönde etkilediği (O’ Driscoll, Brough & Kalliath, 2004) dep­resyonu ile arasında negatif bir ilişki olduğunu (Sheeber ve ark., 1997), yaşam doyu­munu olumlu yönde etkilediğini (Adams ve ark., 1996 & Choi, Jjaccard & Ramey, 1996), iş doyumunu artırdığını (Dixon & Sagas, 2007), stres düzeyini önemli ölçüde azalttığını (Malinauskas, 2010) ortaya koymuştur.

Yaşam doyumumun ise bireyin beklentilerinin, ihtiyaçlarının, istek ve dileklerinin karşılanması sonucu mutluluğu (Vara, 1999) ve günlük ilişkilerde olumlu duygula­rı artırdığı (Aksaray, Yıldız & Ergün, 1998) görülmüştü. Yapılan çalışmalar yaşam doyumu ile çatışma arasında olumlu bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur (Dixon & Sagas, 2007; MdSidin, Sambasivan & Ismail, 2008; Chiu, 1998; Adams ve ark., 1996; Choi ve ark., 1996). Diğer çalışmalarda yaşam doyumu ile sosyal destek (O’ Driscoll, Brough & Kalliath, 2004), yaşam doyumu ve rol çatışması ve rol doyumu (Chiu, 1998), yaşam doyumu ve aile desteği (Dixon & Sagas, 2007), yaşam doyumu sosyal destek ve aile yapısı (Choi ve ark., 1996; MdSidin ve ark., 2008), yaşam doyumu stres ve sosyal destek (Malinauskas, R, 2010) arasındaki ilişki araştırılmıştır.

Problem Durumu

Yapılan çalışmalar yaşam doyumu, sosyal destek ve çatışma arasındaki ilişkiler incelenmiş çatışmanın algılanışı ve çözümünü olumlu yönde etkilediği bulunmuştur. Ama sosyal destek ve yaşam doyumunun çatışmayı açıklaması ile ilgili yeteri kadar çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu açıdan sosyal destek ve yaşam doyumunun ayrı ayrı çatışma ile olan ilişkisinin araştırılmasının yanında sosyal destek değişkenin ya­şam doyumu aracılığıyla çatışmayı açıklaması konusunda çalışma yapılması önemli­dir.

Amaç

Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin aile ve arkadaş desteklerinin çatış­ma çözümlerini doğrudan ve yaşam doyumu değişkenin aracılığıyla etkileyip etkile­mediğini araştırmaktır. Bu nedenle çalışmada üç ayrı değişken arasındaki ilişkiler ağı­nı gösteren bir aracılık modeli test edilmiş ve çalışmada şu sorulara cevap aranmıştır:

1. Sosyal desteğin (aile ve arkadaş desteği) çatışma üzerinde doğrudan bir etkisi var mıdır?

2. Yaşam doyumu, sosyal destek ve çatışma arasında anlamlı bir aracılık etkisi yapmakta mıdır?

Yöntem

Model

Bu çalışma ilişkisel tarama modeline dayalı bir çalışmadır. Çalışmada daha önce geliştirilmiş üç ölçek kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan her bir ölçeğe SPSS (AMOS) programında doğrulayıcı (confirmatory factor analysis) faktör analizi uygu­lanmıştır. Daha sonra bu ölçekler arasında uygun yapısal (aracılık) model oluşturulup, iyi uyum değerlerine (fit) sahip olan (Bayram,2009; Hu ve Bentler, 1998; Bentler ve Benet, 1980) bir aracılık modeli test edilmiştir. Hu ve Bentler’e göre yapısal eşitlik model bir değişkenin diğer bağımsız değişkenler açıkladığı durumlara kullanılabile­cek uygun bir yöntemdir.

Çalışma Grubu

Çalışmanın katılımcılarını 2009-2010 bahar döneminde Konya Selçuk Üniversite­sinde öğrenim gören 229 (%57) kız, 175 (%43) erkek olmak üzere yaşları 18 ila 22 arasında değişen 404 öğrenci oluşturmaktadır.

Algılanan Sosyal Destek Ölçeği: ASDÖ-R, Yıldırım (2004b) tarafından bireyin ailesinden, akraba, arkadaş ve öğretmeninden, kurum ve kuruluşlarıyla içinde yaşa­dığı toplumdan elde ettiği sosyal destek düzeyini belirlemek amacıyla üniversite öğ­rencileri üzerinde geliştirilmiştir. Ölçekte üç alt boyut (AİD= Aile Desteği 20 madde, ARD= Arkadaş Desteği 13 madde, ÖÖD= Öğretmen Desteği 17) ve toplam 50 mad­de bulunan üçlü derecelendirme ölçeğidir. Puanın yüksekliği o bireyin sosyal destek düzeyinin yüksekliği anlamına gelmektedir. Ölçeğin Cronbach Alpha katsayısı. 0,77 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada sadece aile ve arkadaş desteği boyutlarında ya­rarlanılmıştır. Uyum değerleri GFI > .90, RMSEA < .05 ve CFI >.85 kabul edilebilir geçerli değerler olarak görülmektedir (Şimşek,2007; Hu ve Bentler, 1998; Bentler ve Bonet, 1980). Bu çerçevede, ölçek üzerinde doğrulayıcı faktör analizi uygulanmış ve güvenirlik değerini düşüren 13 madde (1, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11, 15, 16, 17, 18, 20) aile desteği boyutundan ve 6 madde (21, 22, 23, 24, 25, 26) arkadaş desteği boyutundan çıkarılmıştır.  Ölçek iyi uyum değerine sahip 19 madde üzerinden (iki faktörlü) değerlendiril­miştir.

Yaşam Doyumu Ölçeği: Diener, Emmons, Larsen ve Griffin tarafından (1985) geliştirilen yaşam Doyum Ölçeği (The Satisfaction With Life Scale) Türkçeye çev­rilmesi ve uyarlanması Köker (1991), tarafından yapılmıştır. 5 maddeden oluşmakta olup ölçekten alınacak en yüksek toplam puan 35 en düşük puan ise 7’dir. Ölçek 7’li likert tipi bir ölçektir. Ölçekte yüksek puan yaşam doyumunun yüksekliğini göster­mektedir. Ölçeğin güvenirlik çalışmaları sonucunda; test-tekrar test güvenirliği 0.85, madde-test korelasyonları ise 0.71 ile 0.80 arasında hesaplanmıştır. Uyum değerle­ri GFI > .90, RMSEA < .05 ve CFI >.85 kabul edilebilir geçerli değerler olarak görülmektedir (Şimşek,2007; Hu ve Bentler, 1998; Bentler ve Bonet, 1980). Bu çerçevede, bu çalışmada ise ölçek üzerinde doğrulayıcı faktör analizi uygulanmış ve güvenirlik değerini düşüren 1 madde çıkarılmıştır. Ölçek iyi uyum değerine sahip dört madde üzerinden (tek faktörlü) değerlendirilmiştir.

Çatışma Çözme Eğilimi Ölçeği: Ölçek Akbalık (2001) üniversite öğrencilerinin çatışma çözme becerilerini belirlemek amacıyla geliştirilen, 55 maddeden oluşan 4 dereceli (1, 2, 3, 4 şeklinde puanlanan) likert tipi bir ölçektir. Ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı 0.91 olarak belirlenmiştir. Ölçeğin korelasyon değerleri 0.27 ile 0.57 arasındadır. Ölçek 5 alt boyuta ayrılmıştır (diğer kişiyi anlama, öfke kontrolü, dineleme becerileri, iki tarafında gereksinimlerine odaklaşma ve sosyal uyum). Uyum değerleri GFI > .90, RMSEA < .05 ve CFI >.85 kabul edilebilir geçerli değerler olarak görülmektedir (Şimşek,2007; Hu ve Bentler, 1998; Bentler ve Bonet, 1980). Bu çerçevede, bu çalışmada ise ölçek üzerinde doğrulayıcı faktör analizi uygulanmış ve güvenirlik değerini düşüren iki alt boyut (diğer kişiyi anlama ve öfke kontrolü ) tamamen ve dineleme becerileri boyutundan 5 madde, iki tarafında gereksinimlerine odaklaşma boyutundan 7 madde ve sosyal uyum boyutundan 7 madde ölçekten çıka­rılmıştır. Ölçek iyi güvenirlik değerine sahip 3 alt boyut toplam 19 madde üzerinden (üç faktörlü) değerlendirilmiştir.

Verilerin Analizi

Çalışmada veriler SPSS Amos paket programında değerlendirilmiş ve bir yapısal eşitlik modeli geliştirilmek için bir ölçme modeli kullanılmıştır. Yapısal eşitlik mo­delleri gözlenen değişkenler (observed variable) ve örtük değişkenler (latent variable) arasındaki nedensel ilişkilerin ve korelasyon ilişkilerinin bir arada bulunduğu model­lerin test edilmesi için kullanılan istatistiksel bir teknik olup bağımlılık ilişkilerini tah­min etmek için, varyans, kovaryans analizleri, faktör analizi ve çoklu regresyon gibi analizlerin birleşmesiyle meydana gelen çok değişkenli bir yöntemdir. Yapısal eşitlik modellemesi özellikle psikoloji, pazarlama vb. bilimlerde değişkenler arasındaki iliş­kilerin değerlendirilmesinde ve modellerin testinde kullanılmaktadır (Tüfekçi ve Tüfekçi, 2006).

Bulgular

Bu bölümde sosyal destek, yaşam doyumu ve çatışma arasındaki ilişkilere ait bul­gulara yer verilmiştir. Sosyal destek dışsal (exzogen) bir değişken, yaşam doyumu aracı ve çatışma da içsel (endogen) değişken olarak kabul edilmiş ve bu şekilde en iyi uyum değerine sahip aracılık modeli test edilmiştir.

Aracılık  modelinden önce, dış değişken olarak kabul edilen sosyal desteğin değişken olarak kabul edilen çatışmayı 0.59 düzeyinde anlamlı olarak etkilediği görülmüştür. Sosyal destek ile çatışma arasına yaşam doyumu aracı de­ğişken olarak konulduğunda sosyal desteğin çatışma üzerindeki etkisinin 0.59’ den Çatışmanın Yordayıcısı Olarak Sosyal Destek ve Yaşam Doyumu 0.27 seviyesine düştüğü görülmüştür. Burada yaşam doyumunun, sosyal destek ile çatışma arasında kısmi aracılık etkisi yaptığı söylenebilir. Başka bir ifade ile katı­lımcıların görüşlerine göre sosyal destek doğrudan değil yaşam doyumu aracılığı ile çatışma üzerinde anlamlı olarak daha güçlü etki yapmaktadır. Burada çatışmanın açık­lanmasında yaşam doyumu kritik bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Bu modelde sosyal destek ve yaşam doyumunun çatışmayı % 22 oranında açıkladığı görülmüştür. Uyum değerlerine bakıldığında (GFI > .90), (RMSEA < .05) kabul edilebilir de­ğerlerde olup, CFI değerinin 0.85 üzerinde ancak 0.90 altında olduğu görülmüştür. Bu şekilde modelin geçerli ölçütlere sahip olduğu söylenebilir (Şimşek,2007; Hu ve Bentler, 1998; Bentler ve Bonet, 1980).

Sosyal desteğin çatışma üzerindeki etkisini gösteren yol kaldırıldığında uyum iyiliği değerlerin yükseldiği görülmüştür. Bu modele göre sos­yal destek yaşam doyumu aracılığıyla çatışmayı daha yüksek oranda etkilemektedir. Uyum değerlerine bakıldığında (GFI > .90), (RMSEA < .05) kabul edilebilir de­ğerlerde olup, CFI değerinin 0.85 üzerinde ancak 0.90 altında olduğu görülmüştür. Bu şekilde modelin geçerli ölçütlere sahip olduğu söylenebilir (Şimşek,2007; Hu ve Bentler, 1998; Bentler ve Bonet, 1980). Seçilen indeks değerlerinin hangisinin kulla­nılacağına dair de literatürde tam bir uzlaşı bulunmamaktadır. Bu çalışmada ülkemiz­de de sıklıkla kullanılan (Şimşek,2007) uyum değer aralıkları tercih edilmiştir.

Tartışma

Daha önce yapılan çalışmalara (Adams ve ark., 1996; Choi, Jjaccard & Ramey, 1996; Sheeber ve ark., 1997 & O’ Driscoll, Brough & Kalliath, 2004) paralel olarak bu çalışmada da çatışma yaşam durumu ile bireye verilen destek ve yaşam doyumu değişkenleri arasında ilişki bulunmuştur. Çatışma bireyin belir bir durumda değerlen­dirme ve karar vermede zorlanması olarak açıklanırsa (Robbins, 1994), sosyal destek ise bu karar süreçlerini kolaylaştıran etken olarak ortaya çıkmaktadır ve yaşam doyu­mu ise çatışma ile ilgili olumlu bir farkındalık sağlamaktadır (O’ Driscoll, Brough & Kalliath, 2004).

Yapılan bu çalışmada sosyal desteğin değişken olarak kabul edilen çatışmayı an­lamlı olarak etkilediği görülmüştür. Bu bulgu sosyal destek ve çatışma arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar tarafından da doğrulanmıştır (Moon, 2008; O’ Driscoll ve ark., 2004; Sheeber ve ark., 1997; Adams ve ark., & Daniel, 1996). Yapılan bu çalışmalar sosyal desteğin, iş ortamında ve ailede yaşanan çatışmalarda önemli rol oynadığını, yaşanan çatışmaları azalttığını ortaya koymuştur. Ayrıca, aile desteğinin bireyin dışarıda yaşadığı çatışmaları olumlu yönde etkilediğini bulunmuştur ve sosyal desteğin yaşamda sorunları çözmede katkıda bulunduğunu ve sosyal desteğin eksik­liğinin çatışma sıklığını artırdığını göstermiştir. Sheeber ve ark. (1997)sosyal deste­ğin bireyin etrafını algılamasını olumlu yönde etkilediğini ve bu olumlu algının ise bireyin çatışma çözümünde yapıcı yaklaşımlar sergilemesini kolaylaştırdığını ortaya koymuştur. Choi ve ark. (1996) sosyal desteğin yaşam doyumunu olumlu yönde ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmacılara göre sosyal destek stres oluşturan fak­törleri azaltmakta, bireylerin çevresine, sosyal olaylara bakışını ve sosyal etkinliklere katılımını, dolayısıyla yaşam doyumunu artırmaktadır. Başka bir deyişle sosyal des­tek yaşam doyumunu artırmada önemli etken olarak gözükmektedir.

Ayrıca araştırmanın sonuçlarına göre sosyal destek doğrudan değil yaşam doyumu aracılığı ile çatışma üzerinde daha olumlu bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Burada çatışmanın açıklanmasında yaşam doyumu kritik bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır. Bu modelde sosyal destek ve yaşam doyumunun çatışmayı % 22 oranında açıkladığı görülmüştür. Sosyal desteğin çatışma üzerindeki etkisini gösteren yol kaldırıldığında uyum iyiliği değerlerin yükseldiği görülmüştür. Kısaca bu modele göre sosyal deste­ğin yaşam doyumu aracılığıyla çatışmayı daha yüksek oranda etkilediği görülmüştür. Adams ve ark. (1996) sosyal destek ve yaşam doyumu arasında olumlu yönde ilişki olduğunu ve dolaylı olarak yaşam doyumunun çatışma durumlarını olumlu yönde et­kilediğini göstermişledir. Benzer şekilde, Dixon & Sagas (2007) sosyal desteğin ya­şam doyumunu önemli oranda açıkladığını ve yaşanılan çatışmaları da gözle görülür ölçüde açıkladığını çalışmalarında ortaya koymuşlardır.

Bu çalışmanın bazı sınırlılıkları sahiptir. Bu sınırlılıklarından biri sosyal destek ve yaşam doyumu değişkenleri ile çatışma arasındaki ilişki açıklamada kullanılan veri­lerin sadece üniversite öğrenicilerinde elde edilmesidir. Diğer bir kısıtlılık ise faktör analizi çalışması için ve çalışma sonuçlarını değerlendirmek için veri aynı kaynaktan toplanmıştır. Bir başka sınırlılık ise çalışmada uyum değerini düşüren alt boyut ve maddelerin çıkarılmasıdır.

Yapılan çalışmalarda sosyal destek, ruhsal iyi olma durumu, depresyon, yaşam doyumu, iş doyumu, stres düzeyi ve çatışma arasındaki ilişki araştırılmıştır. Yapılacak olan diğer çalışmalarda sosyal destekle birlikte yaşam doyumu gibi çatışma ile olumlu yönde ilişkisi olduğu bilinen problem çözme becerileri ve duygusal zekâ ve çatışma arasındaki ilişki ve açıklama düzeyi araştırılabilir. Bunun yanında sosyal destek ve ya­şam doyumu, duygusal zeka ve problem çözme becerileri arasındaki ilişki ve bunların çatışmayı açıklama düzeyi araştırılabilir. Danışma ve rehberlik faaliyetlerinde siste­mik olarak aile ve arkadaş gibi sosyal çevre desteği de değerlendirilmesi önemli ol­duğu doğrulanmış, dolayısıyla yapılan çalışmalarda dikkate alınması önerilebilir. En önemlisi düzenlenecek olan çatışma çözme eğitimlerinde sosyal desteğin ve yaşam doyumun etkisi de dikkate alınarak, sosyal ilişkileri geliştirmeye ve bireysel doyumu ve farkındalığı artırmaya yönelik aktiviteler eklenebilir.

Dr. Bahadır BOZOĞLAN

Isparta / Türkiye

Yrd. Doç. Dr. Psikolojik Danışman, Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesidir. Sistemik Çift ve Aile Terapisi/Psikoterapi eğitimini Almanya/ IF Weinheim Enstitüsünden almıştır.  Süleyman Demirel Üniversitesi'nde öğretim üyeliği, psikolojik danışmanlık ve psikoterapi faaliyetleri yürütmektedir.

 E-posta: bahadirbozoglan@yahoo.com

Yorum eklemek için giriş yapın